• Rengin Akkemik

Projeler Dönemi & Fasilitasyon

Yıllar boyu süren ve bireylerin bir iki kurum ve bir iki pozisyon değişimi yaşayıp emekli oldukları çalışma anlayışı hızla tarih oluyor. Artık projeler dönemindeyiz.

Bu dönem, iç ya da dış müşterilerimize eşsiz deneyimler yaşatacak projeler üretmemizi, etkili bir şekilde yönetmemizi, sonuçlandırmamızı ve bir sonraki projede daha yüksek bir değere ulaşmak için süreç boyunca öğrendiklerimizi yanımıza alarak ilerlememizi gerektiren, oldukça dinamik bir dönem olarak tanımlanabilir.

Bir diğer deyişle, aynı kurum içinde olsak bile, çalışma yaşamımız boyunca sayısız projede yer alacağımız, hatta kariyer gelişimimiz açısından, farklı projelerde yer almamızın gerekli olduğu bir dönemden bahsediyoruz.

Dönemin belirleyici ögesi ise VUCA [Volatile, Uncertain, Complex, Ambiguous] Dünya. Değişimlerin hızlı, belirsizliğin fazla olduğu çok kompleks bir dünyada yaşıyoruz. Dahası, hayatımıza hızla dahil olan yeni kavramlar konusunda henüz netleşebilmiş değiliz. Hepimiz aynı resme bakıyoruz fakat farklı şeyler görüyoruz.

Edindiğimiz bilgi ve becerilerin yanı sıra kazandığımız yeni yetkinlikler sayesinde, değişim ve belirsizlik ile başa çıkma noktasında kendimizi tam da iyi hissetmeye başlamıştık ki, komplekslik ve çok anlamlılık hepimizi yeni bir gelişim alanı ile yüzleştirdi; farklılıklardan beslenen ortak akla ulaşmak.

Hepimizi yakından ilgilendiren bu gelişim alanı için neredeyse sihirli bir çözüm sunan fasilitasyona geçmeden önce, komplekslik ve çok anlamlılığın bu projeler döneminde, başarının sürdürülebilirliği üzerindeki etkilerine kısaca göz atalım.

Çalışma gruplarımızın eskiden olduğu gibi birbirlerine ‘oldukça’ benzeyen kişilerden oluşmadığının farkındayız. Farkında olmanın da ötesinde, sanırım birçoğumuz, farklı kültürlere, farklı yaş gruplarına, farklı eğitim ve deneyim geçmişlerine ya da farklı bakış açılarına sahip bireylerden oluşan gruplara dahil olmuşuzdur. Doğal olmasının yanı sıra, grup yapılarındaki bu çeşitliliğe ihtiyacımız da var. Çeşitlilik olmadan, değer yaratmakta yetersiz kalacağımızı biliyoruz.

Ancak, başlangıçta keyifli ve heyecan verici olan bu çeşitliliğin, ilerleyen aşamalarda, özellikle de zor anlarda, keyfi sıkıntıya, heyecanı ise anlaşmazlığa dönüştürdüğünü görmüşüzdür. Bitmek bilmeyen toplantıların, karar alma noktasındaki tıkanmaların ve anlaşılmadığını düşünen üyelerin motivasyon kaybının, hatta hatalı iş sonuçlarının ardında hep bu farklılıklar yatıyor.

Bu bir paradoks. Eşsiz müşteri deneyimi sunabilmek için fazlasıyla ihtiyacımız olan bireysel farklılıklarımız aynı zamanda başarımıza engel olabiliyor. İşte, fasilitasyonun eşsiz gücü ve ortak akla ulaşmak için sunduğu sihirli çözüm, tam da bu noktada devreye giriyor.

Çünkü, karar alma gücünün tamamen grup üyelerine ait olduğu toplantı süreçleri tasarlayan ve içeriğe dahil olmadan, tarafsız bir şekilde bu süreci yöneten fasilitatörler, iki kafanın bir kafadan daha iyi olduğuna ve farklılıklardan doğan sinerjiye inanırlar.

Bu inanç, bir fasilitatöre; grup üyeleri arasında güvene dayalı bir işbirliği ortamı yaratmak, dayanışma kültürü oluşturmak, tüm üyelerin katılımını teşvik etmek, her bir üyenin görüş ve önerilerinin diğerleri tarafından duyulmasına ve anlaşılmasına olanak sunmak, grubun hedeften sapmadan ilerlemesini ve hızlıca ortak bir sonuca ulaşmasını sağlamak gibi oldukça önemli sorumluluklar yükler.

Bu sorumlulukları yerine getirebilmek için bir fasilitatörün, etik kurallara ve kapsamlı bir yetkinlik setine sahip olması gerektiği açıktır. 1994 yılında Kanada’da kurulan ve günümüzde 65’in üzerinde ülkede faaliyet gösteren Uluslararası Fasilitatörler Birliği (IAF – International Association of Facilitators) bu konuda inisiyatif almış ve bu alanda çalışan kişilerin uyması gereken etik kuralar ile sahip olması gereken yetkinlikleri tanımlamıştır.

IAF tarafından oluşturulan Temel Fasilitatör Yetkinlikleri aşağıda belirtilen altı ana başlık altında toplanmaktadır;

A. İşbirliğine dayalı müşteri ilişkileri oluşturmak A1) İş ortaklıkları geliştirmek A2) Müşterinin ihtiyaçlarını karşılayacak uygulamaları tasarlamak ve ihtiyaca göre düzenlemek A3) Çoklu oturumdan oluşan etkinlikleri etkili bir şekilde yönetmek B. Uygun grup süreçleri planlamak B1) Grubu sonuca ulaştıracak net yöntemler ve süreçler seçmek B2) Grup süreçlerini destekleyen zaman ve alanı hazırlamak C. Katılımcı bir ortam oluşturmak ve sürdürmek C1) Katılımcı ve etkili kişilerarası ilişki becerileri sergilemek C2) Çeşitliliğe değer vermek, kapsayıcı olmak C3) Grup içi çatışmaları yönetmek C4) Grubun yaratıcılığını harekete geçirmek D. Gruba, uygun ve yararlı sonuçlara ulaşmaları için rehberlik etmek D1) Gruba net yöntemler ve süreçlerle rehberlik etmek D2) Grubun göreve ilişkin farkındalığını sağlamak D3) Gruba fikir birliğine ve istenilen sonuçlara ulaşması için rehberlik etmek E. Profesyonel bilgi sahibi olmak ve sürekli geliştirmek E1) Bilgi tabanını korumak E2) Çeşitli fasilitasyon yöntemlerini bilmek E3) Profesyonel duruşu sürdürmek F. Olumlu bir profesyonel tutum sergilemek F1) Kişisel değerlendirme ve kişisel farkındalık uygulamaları yapmak F2) Bütünlük içinde davranmak F3) Grubun potansiyeline güvenmek ve tarafsız olmak

Dünyanın dört bir köşesinden deneyimli fasilitatörlerin katkılarıyla oluşturulan bu dokümanlara İngilizce olarak www.iaf-world.org sitesinden, Türkçe olarak ise LinkedIn’deki IAF Turkey Chapter sayfasından ulaşabilir ve yetkinliklerin alt kırılımlarını inceleyerek öz değerlendirme yapabilirsiniz.

Başta da belirttiğimiz gibi, artık projeler dönemindeyiz. Hepimiz, müşterilerimize eşsiz deneyimler yaşatacak ürün ve hizmetler ortaya koyan projeler tasarlamak, proje ekiplerinde yer almak ve değer yaratan sonuçlara hızlı bir şekilde ulaşmak istiyoruz. Bu zorlu görevi, toplantılar için ajanda belirleyerek ve katılımcıların eline renkli kalemler ve yapışkan kağıtlar vererek başarabilmemiz çok da olası gözükmüyor.

Eskiler hatırlayacaktır, gruplarda, herkes adına tek kişinin karar verdiği otokratik yaklaşımdan, herkes adına çoğunluğun karar verdiği demokratik yaklaşıma geçildiğinde epey sevinmiştik. Şimdi bunun da yeterli olmadığını görüyoruz. Artık, grup üyelerinin tamamının katılımıyla ulaşacağımız ortak akıl ölçüsünde başarılı olacağımız ‘konsensüs’ dönemindeyiz. Dolayısıyla, geç kalmadan VUCA Dünyada bunu sağlamanın en etkili yolu olan fasilitasyona ilişkin bilgi edinmeli, beceri kazanmalı ve fasilitatör yetkinliklerimizi geliştirmeliyiz.

0 görüntüleme

0532 761 43 57    info@egitmen360.com.tr
 

  • LinkedIn Sosyal Simge
  • Instagram
  • YouTube